Renklerin sesini duyan adam: Kandinsky ile sıra dışı bir senfoni

Merhaba sanatsever dostlarım! Dünyayı herkes gibi görmek sıradan bir gerçekliktir. Ama onu tüm duyularla hissetmek ve o hissi tuvale aktarmak? İşte o tamamen başka bir boyut. Sanat tarihi; bizim baktığımızda sadece boş bir duvar ya da düz bir renk gördüğümüz yerlerde gizli enerjileri, kuantum frekanslarını ve tinsel sesleri deneyimleyen sıra dışı zihinlerle doludur. Peki, bu…

Read More

Tuvalin ötesindeki sonsuz döngü

Atölyenin kapısını kapatıp o devasa, bembeyaz tuvalle baş başa kaldığımızda, içeride aslında kaç kişiyiz? Sadece “şu anki” biz miyiz, yoksa ruhumuzun yüzyıllardır taşıdığı o eski dostlar, karmik bağlar ve yaşanmışlıklar da bizimle mi dikiliyor o beyazlığın karşısında? Her yeni tuval, aslında sıfırdan başlayan bir hikâye değil; ruhun zamansız yolculuğunda yeni bir sayfa, bir hatırlama anı….

Read More

Bauhaus

Sanat artık belirli bir kesimin lüksü olmaktan çıkıp geniş kitlelere hitap etmeli ve halk tarafından tecrübe edilmelidir. Amaç tüm sanat dallarını mimarinin kanatları altında birleştirmektir. Walter Gropius Weimar/1919 Konfor alanınızın dışına çıktığınızda yeni fikirler doğar ve yaratıcılık gelişir. Hele ki bir şeyi yapmak, yapılmasını söylemekten çok daha zordur ve üretim süreci boyunca pratik düşünmeye ve yeni…

Read More

Renk, espas ve doğaçlama ilişkisi

Günlerdir toparlamaya çalıştığım yazımın bu son halinden çok da memnun olamasam da ‘içten gelen güzeldir’ fikrine inanç gösterdiğim için paylaşmakta sakınca görmüyorum. Sanırım beni bu kadar zorlayan şey benim resim yaparken de hep takılıp kaldığım derin düşünmeme neden olan konunun karmaşıklığından ileri geliyor. Sadece kendi düşüncelerim bunlar, elbette kişiye, bakış açısına ve bilginin ve algının…

Read More

O AN: Kuantum boşluğundan tuvale

Geçmişin sanat eseri, sanatçının ruhundaki “O An” geldiğinde ortaya çıkan fırtınanın, tek bir fırça darbesiyle veya bir mısrayla somutlaşmış haliydi. Bugün ise büyük ekiplerle, ekipmanlarla, karmaşık yazılımlarla ve devasa bütçelerle üretilen bu teknolojik yaratımlar, görsel olarak büyüleyici olsa da duygu yoğunluğu bakımından genellikle sığ kalıyor. Hayatımda o anlar o kadar çok ki; aslında herkese, hatta…

Read More

Çikolata tadında

‘‘Okunmamış bir yayın yenidir’’ derdi rahmetli babam. Şimdi elimde 64. sayısını tuttuğum aylık edebiyat dergisi SOYUT var. Yayın yılı 1973. Baba yadigârı diğer kitapların arasına sıkışmış incecik 80 sayfalık bir kitap dergi. Sayfa 34’teki Hasan Hüseyin’in şu satırlarına gözüm çarpıyor. “Hiç kimse anadan doğma ilerici, anadan doğma gerici, anadan doğma devrimci, anadan doğma Marksist falan…

Read More

Engelleri aşarak iz bırakanlar

Vincent Van Gogh neden kulağını kesecek kadar derin bir ruhsal çöküş içindeyken boyalarına sarılıyordu? Ludwig Van Beethoven, mutlak sessizliğe mahkûm bir sağırlıkla, devasa senfonileri hangi “duymayan” kulakla besteliyordu? Ya da Frida Kahlo, kırık bir omurga ve bitmek bilmeyen ameliyatların gölgesinde, neden yatağının tavanına astığı aynaya bakıp kendini resmetmekte ısrarcıydı? Bu soruların cevabı sadece “azim” kelimesiyle…

Read More

20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü kutlu olsun

Bugün, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü. 1954 yılından bu yana her 20 Kasım, çocuk haklarının görünürlüğünü arttırmak için Dünya Çocuk Hakları Günü olarak kutlanıyor. Çocuk Hakları Bildirgesinin (20 Kasım 1959) ve Çocuk Hakları Sözleşmesinin (20 Kasım 1989) Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda kabul edilmesi de yine 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Gününe denk geliyor. Türkiye’de…

Read More

Tiyatro sanatında oyuncunun yöntem arayışı ve sınıfsal çelişkileri

Burjuvazi kendinde ve sanatında devrimciliğini yitirirken, sanatın kaynağı olan toplumsal yaşantıyı da çürütmüştür. Öte yandan hayat durağan değildir ve üretici güçler sınırlarını aşma güdüsüyle ilerlediğinden kültür ve sanat da günümüzdeki yeni estetik dilinin oyunculuktaki yaratımlarını bekliyor. Bu dil kültürel hegemonya mücadelesinde yöntem arayışlarının da bir parçası olacaktır. Oyunculuk sanatına dair tarihte ilk bilinçli ve bilimsel…

Read More

Veysel gider adı kalır…

Âşık Veysel 51 yıl önce bugün sonsuzluğa gözlerini yumdu. UNESCO 2023 yılını Âşık Veysel yılı ilan etti. 2023 yılında UNESCO üyesi 193 ülkede anıldı. Âşık Veysel’in torunu, eşim Nazender Süzer Gökçe ile birlikte yaptığımız çalışmalar hakkında bilgi vermek isterim. 2023 yılında Ankara Ticaret Odasının sponsorluğunda “Basında ve Ustaların Objektifinden Âşık Veysel” albümünün Türkçe edisyonunu, Ankara…

Read More