Neşet Ertaş’ın söylediği her türkü onun mu?

Bir sesin arkasında kaç ustanın izi var? Kafamızda sesi açıldı bile. “Mühür Gözlüm” desem… Bazılarımızın kafasında Neşet Ertaş söylemeye başladı bile. Sazın girişini de duyuyorsan tamamdır. Peki biri “Bu türkü kimin?” diye sorsa? “Neşet Ertaş’ın” derken bazen eseri yazanı, bazen de bize sevdiren sesi kastediyoruz. Aynı cevabı veriyoruz ama aslında farklı soruları cevaplıyoruz. Mühür Gözlüm’de…

Read More

Bir yalan masalı ve sanatta gerçeklik üzerine: kopya var, kopyalamak var…

Efsaneye atfedilen birçok tablo içerisinde en çok dikkat çeken, Jean-Léon Gérôme‘un 1896’da resmettiği ‘The Truth Coming Out of Her Well to Shame Mankind – İnsanoğluna Utanç Vermek İçin Kuyusundan Çıkan Gerçek’ adlı eseri olmuştur. Tablonun hikayesi ise şöyle: 19’uncu yüzyıl efsanesine göre gerçek ve yalan bir gün buluşurlar. Yalan doğru söyler ve “Bugün hava çok…

Read More

Türküde biri ağlıyor, biz göbek atıyoruz

Bildiğimiz türküler — Türküde biri ağlıyor. Biz göbek atıyoruz. Peki, sözlerde kimin başına ne geliyor? Bir de hikâyelerini dinleyelim. Domdom Kurşunu Âşık Mahzuni Şerif. “Kaşların arasından domdom kurşunu değdi.” Bir dakika… Ne söylüyoruz? Bunu müziksiz okuyunca daha ilk cümlede bir kurşun var. Devamında yaralanma, ağlama ve derdini anlatma var. Biz ise bazen öyle neşeyle eşlik…

Read More

Kabuğu içeriden kırmak

Akşam akşam deli sorular yine zihnimde dolaşmaya başladı. Hadi çayınızı alın, birlikte çözelim şu soruları. İçsel yolculukla sanat eseri yaratabilir misin? Akademik bilgi ve düşüncelerin yönlendirmesi ile bilincin tamamen açıkken yaptığın sanatsal çalışmanın sonunda değerli bir eser ortaya çıkar mı? Sanat eserinin gerçekten değerli bir eser olabilmesi için, mantıksal yolların dışına çıkmak mı gerekir? Denenmemişi…

Read More

Şekillerin gizli senfonisi ve tuvaldeki geometri

Tekrar merhaba sanatsever dostlarım! Geçtiğimiz ay Wassily Kandinsky’nin renkleri nasıl işittiğinden ve tuvalini nasıl bir orkestraya dönüştürdüğünden bahsetmiştik. Kaldığımız yerden, o renklerin ve şekillerin gizli psikolojisine doğru fırçamızı kaydırmaya devam ediyoruz. Sinestezik algı, Kandinsky’nin sadece kendi dünyasını değil, modern sanat tarihinin akışını da kökten değiştirdi. Çoğu sanatçı resmi nesneler üzerinden tanımlarken, Kandinsky duyuları arasındaki o…

Read More

Renklerin sesini duyan adam: Kandinsky ile sıra dışı bir senfoni

Merhaba sanatsever dostlarım! Dünyayı herkes gibi görmek sıradan bir gerçekliktir. Ama onu tüm duyularla hissetmek ve o hissi tuvale aktarmak? İşte o tamamen başka bir boyut. Sanat tarihi; bizim baktığımızda sadece boş bir duvar ya da düz bir renk gördüğümüz yerlerde gizli enerjileri, kuantum frekanslarını ve tinsel sesleri deneyimleyen sıra dışı zihinlerle doludur. Peki, bu…

Read More

Tuvalin ötesindeki sonsuz döngü

Atölyenin kapısını kapatıp o devasa, bembeyaz tuvalle baş başa kaldığımızda, içeride aslında kaç kişiyiz? Sadece “şu anki” biz miyiz, yoksa ruhumuzun yüzyıllardır taşıdığı o eski dostlar, karmik bağlar ve yaşanmışlıklar da bizimle mi dikiliyor o beyazlığın karşısında? Her yeni tuval, aslında sıfırdan başlayan bir hikâye değil; ruhun zamansız yolculuğunda yeni bir sayfa, bir hatırlama anı….

Read More

Bauhaus

Sanat artık belirli bir kesimin lüksü olmaktan çıkıp geniş kitlelere hitap etmeli ve halk tarafından tecrübe edilmelidir. Amaç tüm sanat dallarını mimarinin kanatları altında birleştirmektir. Walter Gropius Weimar/1919 Konfor alanınızın dışına çıktığınızda yeni fikirler doğar ve yaratıcılık gelişir. Hele ki bir şeyi yapmak, yapılmasını söylemekten çok daha zordur ve üretim süreci boyunca pratik düşünmeye ve yeni…

Read More

Renk, espas ve doğaçlama ilişkisi

Günlerdir toparlamaya çalıştığım yazımın bu son halinden çok da memnun olamasam da ‘içten gelen güzeldir’ fikrine inanç gösterdiğim için paylaşmakta sakınca görmüyorum. Sanırım beni bu kadar zorlayan şey benim resim yaparken de hep takılıp kaldığım derin düşünmeme neden olan konunun karmaşıklığından ileri geliyor. Sadece kendi düşüncelerim bunlar, elbette kişiye, bakış açısına ve bilginin ve algının…

Read More

O AN: Kuantum boşluğundan tuvale

Geçmişin sanat eseri, sanatçının ruhundaki “O An” geldiğinde ortaya çıkan fırtınanın, tek bir fırça darbesiyle veya bir mısrayla somutlaşmış haliydi. Bugün ise büyük ekiplerle, ekipmanlarla, karmaşık yazılımlarla ve devasa bütçelerle üretilen bu teknolojik yaratımlar, görsel olarak büyüleyici olsa da duygu yoğunluğu bakımından genellikle sığ kalıyor. Hayatımda o anlar o kadar çok ki; aslında herkese, hatta…

Read More